"Görünmez İnsan" Olduğum Gün — Japonya'nın Kalabalık Trenlerinde Öğrendiğim Gerçek "Düşüncelilik"

author

Yazar NIHONGO-AI

Yapay Zeka Mühendisi/Japonca Öğretmeni

13.01.2026

"Görünmez İnsan" Olduğum Gün — Japonya'nın Kalabalık Trenlerinde Öğrendiğim Gerçek "Düşüncelilik"

"Görünmez İnsan" Olduğum Gün — Japonya'nın Kalabalık Trenlerinde Öğrendiğim Gerçek "Düşüncelilik"

Giriş

Japonya'da trene bindiğinizde, o "sessizliğe" şaşırdınız mı hiç?

Yüzlerce insanın tek bir kutuya sıkıştırıldığı, ama sanki bir cenaze töreni gibi sessizliğe gömülmüş bir alan. Japonya'ya yeni geldiğim günlerde, bu sessizlik beni çok korkutuyordu. "Japonlar soğuk", "Herkes kızgın gibi görünüyor" — böyle düşünerek Tokyo trenlerinden nefret etmeye başlayacağım bir dönem yaşadım.

Ancak yağmurlu bir günde kalabalık bir trende yaşadığım bir olay, düşüncelerimi 180 derece değiştirdi. Sadece "kuralların dayatılması" olduğunu düşündüğüm görgü kurallarının arkasında, aslında çok sıcak bir "birileri için sevgi" gizlendiğini fark ettiğim andı bu.

Bu yazıda, Japonya'da "görünmez insan" olana kadar yaşadığım deneyimler üzerinden şu 3 noktayı aktaracağım:

  1. Japonların trende neden sessizliği koruduğu, bunun gerçek nedeni
  2. "Kendini küçültmenin" neden karşıdakine nezaket olduğu
  3. Bugünden itibaren uygulayabileceğiniz, trende "arkadaş" olarak kabul edilmenizi sağlayacak 10 kural

Japonya'nın kurallarında sıkışmışlık hisseden sizlere. Bu yazıyı okumayı bitirdiğinizde, kalabalık trenlerin manzarası biraz farklı görünecek.

1. Prolog: Soğuk Tokyo Trenleri

Japonya'ya yeni geldiğimde, trenin içinin "arkadaşlarla keyifle sohbet edilen bir yer" olduğuna inanıyordum.

Bir gün öğleden sonra, okul arkadaşlarımla trene bindik ve hafta sonu planları hakkında heyecanla konuşuyorduk. Sesimiz o kadar yüksek değildi sanırım. Ama birden fark ettim ki, etrafımızdaki bakışlar buz gibi soğuktu.

Sonunda önümde oturan yaşlı bir adam bana döndü ve kısaca "Çıt" diye dişlerini şıklattı.

"Gürültülüsünüz..."

Mırıldanarak söylediği bu tek cümle beni dondurdu. Utanç ve öfkeyle yüzüm kızardı, varış yerine kadar geçen süre sanki dikenli bir minderde oturuyormuşum gibi hissettim. "Japonlar neden bu kadar hoşgörüsüz?" diye yalnızlık hissetmeden edemedim.

O zamanlar Japonya'nın kamusal alanlarındaki "wa (uyum)" kavramının önemini hiç anlamamıştım. Japon toplumunda bireysel özgürlükten çok "ortamın uyumu" önceliklidir. Özellikle tren gibi kapalı alanlarda, başkalarının psikolojik huzurunu bozan davranışlar "meiwaku (rahatsızlık)" olarak sert bir şekilde algılanır. Ama o zamanlar ben henüz bu "meiwaku" kelimesinin derinlerindeki anlamı bilmiyordum.

2. Dönüm Noktası: Sırt Çantasının Çarptığı Sabah

Dönüm noktası, çok kalabalık bir sabah yoğunluğunda geldi.

Büyük bir sırt çantasıyla zorla kalabalık trene bindim. Sallanan vagon. Ayaklarım dengesizdi ve tren bir viraja girdiğinde, sırt çantam arkamda duran kadına sertçe bastı.

"Ah..."

Kadın acılı bir yüz ifadesiyle bir an kaşlarını çattı ama tek kelime etmeden sessizce dayanıyordu. Ben özür dileme zamanını kaçırdım ve pişmanlıkla doldum.

O anda yanımda duran bir işadamı, evrak çantasını vücudunun önüne aldı. Ve bana biraz yer açmak için vücudunu küçülterek büktü.

Şaşırdım.

O, kendisi sıkışmayı seçerek, tanımadığı benim ve etrafımdaki insanlar için "alan" yaratmıştı. O anda, sırtımda taşıdığım çantanın etraftaki insanlar için ne kadar bir "silah" olduğunu acı bir şekilde anladım.

"Kurallara uymak için değil. Yanındaki birini incitmemek için kendini düzene sokuyorsun"

Çantasını önüne alışı, sanki görünmez bir duvardan etrafındaki insanları koruyan bir kalkan gibiydi. Japonların "sessizliği" ve "alçakgönüllülüğü" soğukluk değil, nihai "özverili nezaket" olduğunu fark ettim.

3. Uygulama: Görünmez İnsana Dönüşüm

Ertesi günden itibaren onun yaptığını taklit etmeye karar verdim.

Önce istasyonda treni beklerken sırt çantamı döndürüp göğsümün önüne aldım. Yani "önde taşıma". Sonra telefonumu sessize aldım ve kulaklığın sesini normalden bir kademe düşürdüm.

Vagonda şu davranışlara dikkat ettim:

  • Ayakları düzgün tutarak oturmak: Yanımdaki kişiye dizim değmesin diye kendimi minimize etmek.
  • Kapı yanında geçici olarak inmek: İnen kişilere engel olmamak için bir kez platforma çıkmak.
  • Bakışları sabitlemek: Biriyle göz göze gelmek yerine telefona veya reklamlara bakmak.

Sonra garip bir değişiklik oldu.

Şimdiye kadar hissettiğim "batan bakışlar" tamamen kayboldu. Sanki trenin manzarasının bir parçası olmuşum gibi hissettim.

Bu "görmezden gelinmek"ten farklıydı. Etrafımdaki Japonlarla aynı ritimde nefes alıyor, aynı kuralları paylaşıyordum. "Görünmez insan" olduğum anda, ilk kez bu sert Japon toplumu topluluğuna "arkadaş" olarak kabul edildiğimi hissettim.

Kendini silmek (görünmez olmak) yalnız kalmak değildir. Bu, etrafındaki insanlara saygı göstermenin ve uyum içinde erimemenin en sofistike iletişim yöntemidir.

4. Bugünden İtibaren Yapabilirsiniz! Trende "Misafirperverlik" 10 Maddesi

Şimdi pratik tavsiyeler. Japonya'nın trenlerinde "görünmez insan (= rahat bir yol arkadaşı)" olmanız için somut bir eylem listesi sunuyorum.

【Somut Örnek Listesi】

  1. Sırt Çantasını Önde Taşıma (Mae-dakko) Sırtta taşırsanız, arkadaki kişinin alanını çalar ve çarpınca fark etmezsiniz. Bebek taşır gibi önde tutun.
  1. Bagaj Rafını Aktif Kullanma Ağır eşyaları ve büyük çantaları rafa koyun. Sadece ayak alanınız genişlemez, etrafınızdaki insanların alanını da korursunuz.
  1. Sessiz Mod (Silent Mode) Disiplini Sadece zil sesi değil, oyun sesleri ve tuş sesleri de "gürültüdür". Titreşim de oturduğunuzda yanınızdaki kişiye yansır, dikkat edin.
  1. Vagonda Konuşma Kesinlikle Yasak Telefon gelirse açmayın veya "Şu an trendeyim" deyip hemen kapatın.
  1. Ayakları Küçültme (Minimizing Space) Bacak bacak üstüne atmak (Cross legs) koridoru kapatır, yasaktır. Dizleri kapatıp ayakları içeri çekmek şıktır.
  1. Kapı Yanını Savunmayı Yasaklama Kapı yanı rahattır ama her istasyonda "bir kez inmek" gerçek Japon tarzıdır. Hareket etmeden "komainu" gibi durursanız, etrafın değerlendirmesi düşer.
  1. Ses Sızıntısı Kontrolü Kulaklıktan sızan "şakır şukur sesi" sessiz vagonda çok dikkat çeker. Bir kez çıkarıp kontrol edin.
  1. Islak Şemsiye Yönetimi Yağmurlu günde ıslak şemsiyenin başkasının kıyafetine değmesi büyük strestir. Vücudunuza yapıştırın veya sıkıca bağlayın.
  1. Öncelikli Koltuklardan Kaçınma ve Terk Etme Boş olsa da oturmamak daha güvenlidir. Oturursanız, yaşlı veya hamile birini görünce telefona odaklanmış (uyuyor) gibi yapmayın, hemen ayağa kalkın.
  1. "Sumimasen"i Alçak Sesle Kullanma Birinin ayağına basarsanız veya çarparsanız, göz göze gelmeden hafifçe eğilerek "Ah, sumimasen" demek sorunların %90'ını önler.

【Sahneye Göre Görgü Karşılaştırma Tablosu】

Davranış MaddesiNG Desen (Rahatsızlık Verir)OK Desen (Uyumu Korur)Sebep
Eşya TaşımaBüyük sırt çantasını sırtta taşımakGöğüste taşımak veya rafa koymakBaşkasının alanını çalmamak için
Oturuş ŞekliBacak bacak üstüne atmak veya geniş açmakDizleri kapatıp ayakları içeri çekmekKoridoru açık tutmak ve yanındakine saygı
Kapı Yanıİniş biniş varken hareket etmemekBir kez dışarı çıkıp yol açmakSorunsuz iniş binişe yardım için
Telefon KullanımıHoparlörden müzik veya video açmakSessiz mod + KulaklıkSessizlikという "ortak mülk"ü korumak için

5. Sık Yapılan Hatalar ve S&C

Burada öğrencilerimden sık aldığım soruları S&C formatında topladım.

S1: "Sessiz olmam gerektiğini anlıyorum ama alçak sesle konuşsam olur değil mi?" C: Aslında kalabalık trende "alçak ses" bile beklenmedik şekilde yankılanır. Özellikle işten yorgun insanların çok olduğu işe gidiş saatlerinde, konuşma sesinin kendisi "mahremiyet ihlali" olarak algılanabilir. Acil durumlar dışında konuşmaktan kaçınmak en güvenli ve "Japonca" düşünceliliktir.

S2: "Kimse bana yardım etmiyor ve soğukça görmezden geliniyorum gibi hissediyorum" C: Japonya'da "ilgi göstermemek" "karşının özgürlüğüne saygı duymak" anlamına gelebilir. Dik dik bakmamak, konuşmamak, size "yalnız kalma zamanı" hediye etmek olarak da yorumlanabilir.

S3: "Mutlaka yer vermek istediğimde nasıl seslenmeliyim?" C: Sadece "Buyurun" deyip ayağa kalkmak en basit olanıdır. Reddedilmekten korkarsanız, hiçbir şey söylemeden oradan ayrılıp başka bir kapıya gidin. Karşıya yük olmadan yer verebilirsiniz.

6. Özet: Sessizlik Adlı Kucaklama

Japonya'nın trenleri bu kadar sessiz çünkü soğuk değiller.

Bugünü canla başla yaşayan ve yorgun düşen birileri için, herkesin "sessizlik adlı huzur" hediye ettiği içindir. Sırt çantasını önde tutan o kolların şekli, tanımadığı birini nazikçe kucaklamakla aynı "sevgi" şeklidir.

"Kuralları", "kendini ve başkalarını korumak için bilgelik" olarak yeniden değerlendirin.

Bugünden itibaren yapabileceğiniz 3 şey:

  1. Trene binmeden hemen önce bir nefes alıp sırt çantanızı öne alın.
  2. Telefonu çantaya koyun ve pencereden dışarı bakarak "ortamın havasını" hissedin.
  3. Çarparsanız, utanmadan küçük bir "sumimasen" söyleyin.

Siz de yarından itibaren "görünmez insan" olmayı dener misiniz? O sessizliğin ötesinde, mutlaka Japonların değer verdiği, kelimelerle anlatılamayan bir sıcaklık göreceksiniz.

Advertisement

Author

author

NIHONGO-AI

Yapay Zeka Mühendisi/Japonca Öğretmeni

Advertisement