
Yapay Zeka Mühendisi/Japonca Öğretmeni
04.02.2026

"Neden özür dilemiyor?" "Yanlış bir şey yaptığının farkında değil mi?"
Japonya'da Vietnamlılarla birlikte çalışan yöneticiler ve Japonca öğretmenleri, en az bir kez bu tür sorularla karşılaşmış olmalıdır. İşte bir hata meydana geldiğinde, Japonların beklediği "önce bir özür" gelmez; bunun yerine "neden böyle oldu" şeklinde uzun uzun sebep açıklamaları devam eder... Bu manzara, sahada en sık yaşanan kültürlerarası sürtüşmelerden biridir.
Ancak kesinlikle söyleyebilirim ki, Vietnamlıların özür dilememesi, onların samimiyetsiz olmasından ya da pişman olmamalarından kaynaklanmaz. Aslında bunun arkasında "samimiyet (Sincerity)" tanımındaki belirleyici fark ve dilin sahip olduğu "işlev" uyumsuzluğu bulunmaktadır.
Bu makalede, 10 yılı aşkın Japonca eğitimi deneyimi ve sosyodilbilimsel bakış açısıyla, bu "sumimasen" etrafındaki derin uçurumu açıklayacağız. Bu makaleyi okuduktan sonra, stereotip önyargıları bırakıp yapıcı iletişim kurmanın somut yöntemlerinde ustalaşabileceksiniz.
Bu yazının ana noktaları şu 3 maddedir:
Japonlar sürekli "sumimasen" derken, Vietnamlılar özür dilemeye çekinir. Bu olgunun temelinde, sosyal psikolojik "benlik algısı" farklılığı yatmaktadır.
Vietnam kültüründe özür dileme (Xin lỗi), yalnızca "kendinde açık bir kusur olduğunda" yapılan ağır bir eylemdir. Eğer doğrudan sorumluluğu olmayan bir durumda özür dilenirse, bu "yalan söylemek" anlamına gelir ve aksine samimiyetsiz olarak görülebilir.
Buna karşılık Japonya'daki "sumimasen", yalnızca sorumluluğun yerini belirlemek için değildir. Kişinin eylemi veya varlığı nedeniyle "ortamın havasının (wa)" bozulmasına karşı, bu dalgalanmayı yatıştırmak için bir "ayar valfi" işlevi görür.
Buna teknik terimlerle "kendini alçaltma (Self-effacement)" stratejisi denir. Kendini bir adım geri çekerek karşıyı yükselten ve insan ilişkilerindeki sürtüşmeyi minimize eden bir tekniktir.
| Öğe | Vietnam Kültürü | Japon Kültürü |
|---|---|---|
| Özür Dileme Zamanlaması | Yalnızca açık kusur olduğunda | Ortamın havası bozulduğunda, rahatsızlık verildiğinde |
| Samimiyeti Gösterme Şekli | Gerçekleri doğru aktarmak | Önce özür dileyip karşının duygularına yaklaşmak |
| Özür Dilemenin Anlamı | Sorumluluğun kabulü | İnsan ilişkilerinin onarımı ve yağlayıcısı |
| Sebep Açıklaması | İyileştirme için zorunlu bilgi | Çoğunlukla "bahane" olarak algılanır |
Bu şekilde, Japonların "önce özür dilesin" isteği "duygusal bakım" arayışındandır; Vietnamlıların "sebep açıklaması" ise "tekrarı önlemek için samimi rapor" verme niyetindedir. Bu uyumsuzluk, karşılıklı olarak "samimiyetsiz" hissetme trajedisini yaratır.
Dilbilimde, gramer doğru olmasına rağmen kullanımın duruma uymaması nedeniyle oluşan başarısızlığa "edimbilimsel başarısızlık" denir. Somut sahnelere bakalım.
【Ofiste Konuşma】 Amir: "Bu belgede rakamlar yanlış" Vietnamlı Çalışan: "Ah, dün sistem kararsızdı, veriler doğru yansımadı" Amir: "(Sinirlenerek) Önce özür dilemen gerekmez mi!"
【Analiz】 Vietnamlı çalışan, "sebep (gerçek)" aktarmanın samimi rapor olduğunu düşünür. Ancak amir, hata nedeniyle kendi işinin arttığına dair "empatik özür" bekler. Burada çalışan "sumimasen" demezse, amirin gözünde "sorumluluğu başkasına atan gururlu biri" olarak görünür.
【Günlük Konuşma】 Japon: "Bu önemsiz bir şey ama, buyurun" Vietnamlı: "Teşekkür ederim" Japon: "Hayır hayır, damağınıza uyar mı bilmiyorum ama, sumimasen" Vietnamlı: "(İçinden) Neden özür diliyor? Zehir mi var içinde?"
【Analiz】 Japon, "benim için değerli zamanınızı (yeme zamanı) harcadığınız için sumimasen" şeklinde alçakgönüllülük gösterir. Ancak özür dilemeyi "kusur" ile ilişkilendiren kültür çevresindeki insanlar için, sebepsiz özür "bir şey mi saklıyor" şeklinde güvensizliğe yol açabilir.
Vietnam dahil Güneydoğu Asya'nın birçok ülkesinde, utanç veya şaşkınlık hissedildiğinde ya da karşının öfkesini yatıştırmak için "gülümseme" olabilir. Buna "Hiya (Filipinler)" veya benzer kültürel duyarlılık denir. Ancak Japonya'da azarlanırken gülmek "pişmanlık sıfır" işaretidir.
Bu kültür duvarını aşmak için, "Roma'dayken Romalılar gibi davran" dayatması yerine, "mekanizma farklılığını" mantıksal olarak açıklamak önemlidir.
"Kötü hissetmeseniz bile, selamlama gibi kullanılan bir şey" olarak tanımı yeniden yazın.
İşte hata raporlarken, duygu ve ifadeyi birlikte sunan bir format verin.
【Önerilen Rapor Kalıbı】
1. Özür (Yastık): "Sumimasen"
2. Gerçeğin Raporu: "Rakamlar yanlıştı"
3. Sebep Açıklaması: "Sistem etkisiyle..."
4. Gelecek Önlemler: "Bundan sonra çift kontrol yapacağım"
"Sebep söylemeden önce, sadece 1 saniye 'sumimasen' etiketini ekleyin" derseniz, öğrenciler daha kolay anlar.
Japon tarafı da, "onların sebep anlatması yalan söylemek için değil, tekrarı önlemek için nedeni paylaşmak içindir" şeklinde yorumu değiştirmelidir. "Bahane yapma" diye kesmek yerine, "durumu anladım. Ama Japonya'da önce 'sumimasen' denirse, karşı 'duygumu anladı' diye rahatlar" şeklinde sebep ekleyerek kültürü açıklayın.
Japonca eğitiminde, yalnızca kelimelerin anlamını (Semantic) öğretmek yetersizdir. O kelimenin, o toplumda nasıl bir rol (Pragmatic) oynadığını öğretmek, gerçek kültürlerarası anlayışa yol açar.
"Sumimasen" demeyen Vietnamlılar kesinlikle samimiyetsiz değildir. Aksine, gerçeklere karşı çok ciddi bir şekilde yaklaşmaya çalışırlar. Bu samimiyetin Japon bağlamında da gösterilmesi için, biz eğitimciler ve yöneticilerin kültürün "tercümanı" olmamız gerekir.
Kültürün "iyi-kötü"sü değil, "mekanizma farklılığı" anlaşıldığında, işyeri veya sınıf atmosferi dramatik şekilde değişir. Birbirimizin "samimiyetine" güvenip, kelimelerin köprüsünü kuralım.
Yazarın Bakış Açısından Japonca öğretmeni olarak, birçok Vietnamlı öğrencinin "öğretmenim, yalan söylemek istemediğim için özür dilemek istemiyorum" diye gözyaşlarıyla anlattığını gördüm. Onların gururunu ve samimiyetini koruyarak, Japon toplumunda sevilme yolunu aktarmak. İşte bizim hedeflememiz gereken eğitim anlayışı budur.

Yapay Zeka Mühendisi/Japonca Öğretmeni